|
İslamın şartlarından biri olan hac ibadeti de zaman içinde; belli kurallar ve kaidelerle birlikle zamanla yöreden yöreye değişen örf-adet şekline bürünmüştür. Bizim kendi yöremize has kurallar da oluşmuştur. Hacı adaylarının evi, bir ay öncesinden ziyaretçi akınına uğrar. Hac ziyaretine gelenler beraberlerinde, çeşitli yiyecekler, giyecekler yolluk olarak getirirler. Hacı adayları da, önce çevre köylere giderek hısım akrabalarıyla helalleşerek,alacak – verecek bırakmamak için esnaf ziyaretlerini de bitirerek son haftalarda da kendi köyündeki eş-dost-akrabalara giderek onlarla da helalleşerek vedalaşır. Ayrıca hacı adayları kurbanlar kesip, etini konu komsuya dağıtırlar. Mezar ziyaretini de ihmal etmezler.Ziyaretler bittikten sonra, beraberce camide Kuran-ı Kerim okuyup, mevlit okturlar.sonra da yemek ziyafeti verirlerdi.Eskiden kıyafet üzerine fazla durulmazdı. Hacı adayının elbisesi şöyle olacak böyle olacak diye bir kural felan yoktu. Bir kısım hacı adayları Giresun üzerinden vapurla Cidde limanına ulaşıyorlardı. Hakeza dönüşleri de aynıydı. Bir kısım hacı adayı da, kervanlara katılıp Hatay-Halep -Şam- Kudüs- Medine- Mekke’ ye gidip hacı oluyorlardı.(Z.BAY) Hac dönüşü de hacıların evleri, ziyaret edilerek; Allah Hacınızı kabul etsin. , Allah bize de, Hacca gitmeyi nasip etsin. , Allah Haccınızı mübarek etsin, gibi temennilerde bulunulurdu. Hacılar ise, gelen ziyaretçilerine beraberlerinde getirdikleri tespih, hurma, takke, seccade, yüzük ve zemzem sularından, gelen misafirlere ikram ederler. Zemzem suyunu da belli bir kurala göre içerek ona hürmet ederlerdi. Şöyle ki; misafirler için özel tepsisine konularak ikram edilen zemzem suyu ayağa kalkarak Kâbe’ ye dönerek ve tekbir- salâvat getirerek içerlerdi. Artık zemzem içenlerin de haram şeyler yapmayacaklarını, haram içecekler içmeyeceklerini vb. şeyler düşünülerek içilir, onun koruyuculuğuna inanılırdı.(N.BAY)
|