|
Yeni doğum yapmış olan kadına, genellikle “loğusa” veya “emzikli” denir. Doğum sonrasında “loğusa” , kendisi için hazırlanan özel yatakta yatırılır. Çocuk kısa bir süre için annesinin yanında yatarsa da, daha sonra kendisi için hazırlanan beşikte yatırılır. Çocuğun sağlığı için, gayrencenin dereden kumlu toprak getirilerek elenip çuvallara doldurulup yağmur yağış almayan yerde muhafaza edilirerek bebeklere bez yerine höllük kullanılırdı. Loğusa, hiç bir is yapmadan genellikle yatağında 5 gün kadar yatarak istirahat eder. Çocuğun doğumunda, hemen herkes babaya ya da eşlerin büyüklerine müjde verebilir. Bu müjdesi karşılığında da mükafatlandırılır. Verilen bu mükâfat, bebeğin cinsiyetiyle ilgili, beklentiye göre değişebilir. Çocuk doğduğunda, ilk olarak dedeye veya nineye onlarda yoksa ailenin büyüyüne verilir. Çocuğu ilk alan kişi ciğerlerinin büyük olması için,kolay nefes alması için ağzından hafifce üfler. Doğumu yaptıran ebeye hediyeler verilir. Bu hediyeler, paranın yanında tülbent, elbiselik, pestemal, çilt gibi kullanıma hazır eşyalardır. Doğum öncesinde, gerek doğumun, gerekse çocuğun sağlıklı olması için adak adayan çiftler, doğum sonrasında hemen kurban keser. Doğumdan sonra çocukları yaşamayan aileler, doktora, bunun yanında belli hocalara başvurarak tedbirler almaya çalışırlar. Doğumdan sonra, loğusanın sütünün bol olması için loğusa olan kadının yiyeceğine özen gösterilir. Özellikle ayran çorbası, tatlı yedirilip nazardan korutulmaya çalışılır. Bütün bunlara rağmen loğusanın sütü yetersiz olduğunda, nazar değmiş olması ihtimali ile herhangi bir hocaya okutulur.
|