|
Hamile kadının sancısı başladığında, hemen tecrübeli kadınlar çağrılır. Bu kadınlar da hemen müdahale etmeye başlarlar. Doğum güçleştiğinde ya da geciktiğinde hamilenin yakınlarınca, silah atılır. hamile kadının korkması sağlanarak hamilenin kolay doğum yapması sağlanmış olurdu(A.BAY). Çocuk doğduktan sonra arkasından gelen parçaya “eş” ya da “son” denir. Doğumdan sonra bu parça hemencecik gömülür. “Eş”in düşmesi gecikirse, hamilenin karnına dikkatlice bastırılır ve “ıkınması” istenerek eş’in düşmesi sağlanırdı. “Göbek kordonu”, daha çok makas ile kesilir ve “eş”le beraber gömülür (kurutulup saklandığı da olur).Bazıları da düşen bu göbeği -ilerde bebeğin dinine sıkıca bağlı olması için- cami bahçesine gömerdi. “Göbek kordonu” kesildikten sonra, çocuğun göbeğinin çıkmaması için göbeğe “ilik” konularak göbeğin daha sağlam olması sağlanırdı. Çocuk doğunca ağlamıyorsa, arkasına vurularak – laz (dilsiz) olmaması için ağlatılırdı.(L.BAY). Ayrıca çocuk “isilik” olmasın diye üç gün ardı ardına tuzlu su ile yıkanır böylece çocuğun isilik olması önlenmiş olurdu.(N.BAY)
|